Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
POLEN VE PROPOLİS
#1
Muhterem meslektaşlarım, gerek msn görüşmelerimizde gerekse sırası geldikçe, konularımızın içinde sürekli olarak, arıcılıkta içinde bulunduğunuz sezondan bir sonraki sezona yatırım ve hazırlık yapmanızı tavsiye etmiştim.

Dünya arıcılık sıralamasında koloni sayımız bakımından olduğumuz yerle, koloni başına aldığımız bal miktarı ile olduğumuz yerin orantısızlığının ne kadar üzücü olduğunun bilincinde olmamız gerekmektedir.
Daha önceki bazı konularımızda bu mevzuata değinmiştim.
Ancak konunun önemi bakımından bir kez daha bazı noktaları açıklamamız gerekmektedir.

Dünyadaki arıcılık sektörleri ile Türkiye'mizdeki arıcılık sektörlerini şöyle bir karşılaştırdığımız zaman, üzücü tablonun ülke ekonomimize nasıl bir etkisinin olduğunu çok iyi anlamamız lazım.

Başta Çin olmak üzere, bir çok devletlerden yurdumuza giren arı ürünleri için milli ekonomimizden pay ayrıldığını biliyor muydunuz.
Kürsülerde sadece nutuk atan, koordineli çalışmaları organize etmeyen biri veya birilerinin bu işlerden ne tür bir menfaatleri var acaba?
Sadece cebini düşünen bir avuç varoa ırklı insansıların mücadeleleri elbette olacaktır.

O halde dostlarım, öncelikle, arıcılığımızda içinde bulunduğunuz sezondan bir sonraki sezona dair yatırımlarınızı yapmanız lazım.
Özellikle elde etmeye çalıştığımız arı ürünlerinde mutlaka öncelikli arı ürünlerine gereken ehemmiyeti göstermemiz gerekir.
Ürün elde etme sıralaması şöyle yapılmalıdır.

Polen üretimi, Erken ilk bahar ve uygun yörelerde sezon boyunca, arının gelişmesine engel olmayacak bir şekilde devam ettirilmelidir. Polen toplama işine uygun olan kovanları hiç zaman kaybetmeden elde etmeye çalışın.
Fazla sayıda koloni sahibi olan meslektaşlarım, maddi imkanları dahilinde, ya kovanlarını polen tuzaklı sisteme geçirmeli veya bölümler halinde polen tuzaklı kovan yaptırmalıdırlar.
Elde edilen polen, temiz bir masa veya bez üzerinde genel ayıklanması yapılmalıdır.

Güvelenme tehlikesine karşı varsa, polen kurutma fırınlarında yoksa, migro dalga fırınlarında 3 dakikalık zaman sürecinde 33 dereceye ayarlayıp, l5 dakikalık soğutma işleminden sonra aynı işlemi başlangıç dahil 3 kez tekrarlanmalıdır.

Gerekli kurutma işlemlerinden sonra, ince un eleği ile kurutulmuş olan polen elekten geçirilmelidir.
Bu işlem esnasında, elek altı olan polen tozlarını naylon torbaya konup, serin bir yerde muhafaza edilmelidir. Bu polen zerreleri erken ilk baharda arılara kek katkı maddesi olarak kullanılmalıdır.

Yurt çapında polen alım ve satım sıkıntımızın olmadığı hepinizce bilinen bir gerçektir. Özellikle polenin insan sağlığı üzerindeki olumlu sonuçları gün geçtikçe dahada iyi anlaşılmaktadır.
Henüz bal sezonuna girilmeden, elde edilecek olan polen, meslektaşlarıma maddi bir destek sağlayacaktır.

Dostlarım, yukarıda izah ettiğim gibi polenleri hasat ettiğinizde, zaman kaybetmeden, arı ürünlerinin satıldığı iş yerlerine, marketlere, eczanelere dağılın ve kendi vatanımızın yerli üretiminin yaygın bir şekilde halkımıza arz etmeye gayret gösterin.

Bu arada kayıtlı olduğunuz, birlikleri arının yan ürünü olan polen üretiminin yaygın hale getirilmesi hususunda sürekli baskı yapın. Unutmayınki birlikler arıcılarımızın önlerini açmak için kurulmuştur.
Gereken gayretleri göstermeyen birlikleri mutlaka bir üst makama bildirinki daha kaliteli hizmetler alabilesiniz.

Eğer polen üretimine gerekli ehemmiyet verilebilirse, yurt dışından polen ithal etmeye gerek kalmayacağı gibi yurt ekonomimizde büyük bir destek sağlanacaktır.
Arkadaşlar, bazı arıcı veya kuruluşlar tarafından arıların getirdikleri polenleri, polen tuzakları ile toplarsanız arılarınız ölür gibi aslı asaleti olmayan saplantıları kapılmayın.

Önemli olan arıların, polen toplama işini yoğun bir şekilde yaptıkları zamanı çok iyi kollamak ve haftanın belirli günlerinde koloninin ihtiyacı için polen tuzağını çıkarmak, haftanın belirli günlerindede ticari amaçlı polen üretiminin yapılmasıdır.

Bizim uyguladığımız sistem şöyle, iki gün kendimize iki gün arıların ihtiyacını karşılamak üzeri sistemi devam ettiriyoruz.
Allah cc hazretleri nasip ederse, ilk baharla birlikte aynı sistemi uygulayacağız inşaallah.

Sizlere tavsiyem, mutlaka polen üretimine uygun olan kovanlar yaptırmanız veya elinizdeki kovanlarınızın tabanlarını polen tuzaklı sisteme geçirmenizdir.




PROPOLİS



Sitemizin arının yan ürünleri bölümünde propolis hakkında bilgi vermiştim.

Şimdi bu bilgiyi geniş bir şekilde ele alalım inşaallah.
Propolis, sizlerinde bildiğiniz gibi, çok yüksek miktarda antibiyotik değeri olan bir maddedir.

Arıların, kovan içi çatlakları kapatmalarında, uçuş deliklerini daraltmalarında, ana arının yumurta atacağı gözleri temizlemelerinde, çerçevelerin sabit bir şekilde durmaları için çerçevelerin temas ettiği diğer çerçeve ile kovana dayandığı yerlerin montjlanmasında arılar tarafından kullanılmaktadır.
Propolis, arılar tarafından ağaçların sürgün uçlarından toplanmaktadır.
Son günlerde özellikle anbiyotik değerinin belirgin bir şekilde ortaya çıkması ve kozmetik sanayinin vazgeçilmezlerinden biri olması nedeniyle, günden güne, propolise olan talep genişlemektedir.

Şimdide propolisin elde edilme hususuna geçelim.
Arkadaşlar, hepinizin bildiği ve yaz günlerinde bir çok evlerde sineklik olarak kullanılan naylon elek telleri vardır.

Bu naylon elek tellerinden, kovanlarınızın üst ebatlarını kapatacak ölçülerde birer tane kesiniz.

Kolonilerinizin 8' inci çerçeveleri bastığı andan itibaren, naylon elek tellerini çerçevelerin üzerine örtü bezi veya örtü tahtasını alarak yerlerine naylon elek tellerini kapatınız.

Arıların ısı kaybını engelleme ve ışık yansımalarını kapatmak için, koyduğunuz bu naylon elek tellerini, hızlı bir şekilde propolisle kapattıklarını göreceksiniz.
Naylon elek tellerinin en az % 70'şinin propolisle kapatıldığını gördüğünüz anda, elek tellerini toplayın. Tekrardan örtü bezlerini veya örtü tahtalarını kovanlarınızın üzerine koyun.

Toplamış olduğunuz naylon elek tellerini, rulo gibi yuvarlayarak derin dondurucuda l5 dakika beklettikten sonra, rulo durumundaki elek tellerini, rulo halinde olduğu halde, iki uç kısımlarından tutarak, ters istikamette adeta bir çamaşırın suyunu çıkartmak için yaptığınız hareketi Birkaç kez tekrar ediniz.
Bu esnada, donmuş halde bulunan propolisler, naylon elek tellerini bırakacaktır. Elek tellerinden ayrılan propolisleri temiz bir naylon üzerine sirkeleyip, ağzı geniş delikli laklı tenekelere doldurunuz.

Kısa bir süre bekleme yapıp, propolisle birlikte olası, buz parçacıklarının suya dönüşmüş halini tenekeden dışarı dökünüz.
Elinizden geldiğince, propolisle dolu olan tenekeyi, serin ve rutubetsiz bir yerde muhafaza ediniz.

Arkadaşlar, propolis üretimi polen üretimi gibi günübirlik elde edebileceğiniz bir arı ürünü değildir.

Aynen polende olduğu gibi, sürekli olarak propolis üretimi yapmamanız gerekir.
Antiseptik bir madde olduğunu yukarıda bahsetteğimizden dolayı, arıların bu maddeye özellikle, yavru dönemi ve son bahar döneminde fazla ihtiyaçları vardır.

Koloni başına ayda iki defa propolis üretiminden daha fazlasını yapmayınız.
Propolisin pazarlanması, polen gibi geniş bir pazar ağına sahip değildir. Ancak bir dez avantaJı vardırki, propolisin pazarlanması toptan olarak, bu işin sanayilerine verilebilmektedir.

Değerli meslektaşlarım, erken ilkbaharla birlikte, gerek polen gerekse propolisin üretimi, arıcılarımızın sezon boyunca sadece bala endeksli geçim kapısına polen ve propolisi mutlaka eklememiz lazım inşaallah.
Arkadaşlar, yurt dışından Ülkemize giren arı ürünlerinin çok büyük bir bölümünü polen oluşturmaktadır.

Bizler Arıcı camiası olarak, elimizden geldiği kadar yerli üretimi teşvik etmeliyiz. İnşaallah bunda gayretli ve titiç çalışmalarla gereken başarıyı sağlayacağız.
Siz meslektaşlarımdan çalışmak, acizane bizlerden de yön ve yöntemler sunmakla bu işin üstesinden gelmemiz gerekir.



Allah cc hazretleri cümlemize yardım eder inşaallah.
Ahmet BİRBİLEN ahmetbirbilen46@hotmail.com
ARININ ZAYIFI OLMAZ ARICININ ZAYIFI OLUR.
ahmetbirbilen46@hotmail.com
Cevapla
#2
Propolisin Fiziksel Özellikleri
1. Renk: Bitki türüne bağlı olarak renk sarıdan koyu kahveye kadar değişir.
2. Propolis 60-70 0C de sıvı, 25-45 0C de yumuşak ve yapışkan, 15 0C altında ise katı kırılgandır.
3. Propolis etanol, glycol ve suda belirli oranlarda çözünür
4. Anti bakteriyal komponentler genellikle alkol ve suda çözülürler.
5. Propolis saf katı, sıvı, tablet, sprey, pomad, propolisli sabun, propolisli şeker vb. gibi birçok şekil ve formulasyonlarda pazarlanmaktadır.
Propolisin Yapısı ve Bileşimi
Propolis örneklerinde bitkisel kaynağa bağlı olarak 150-200 bileşik veya kimyasal saptanmıştır.
Bunlardan bazıları:
1. Flavonlar ve flavonoidler
2. Terpenler ve terpenoidler
3. Aromatik asit ve esterleri
4. Alifatik asit ve esterleri
5. Amino asitler
6. Alkoller
7. Aldehitler
8. Kalkonlar
9. Ketonlar
10. Hidrokarbonlar
Propolis Toplama Yöntemleri
• Çerçeveler Arasından Toplama
• Kovan Giriş Deliğinden Toplama: Polen üretimi ile birlikte yapılır. Bu amaçla polen tuzakları kullanılır. Arının dışarıdan getirdiği propolis bu tuzaklardan geçerken hazneye düşer.
• Örtü Bezinden Toplama: Bunun için teli özel örtüler kullanılır. Arılar bu telli örtünün deliklerini kapatmak için bu kısımları propolis ile doldurur. Bu örtü sıcak suya batırılarak propolisin suya geçmesi sağlanır. Buradan toplanır.
Propolisin Faydaları Ve Kullanma Alanları
• Anti-astımatik etki ve ağız spreyleri
• Anti romatizmal (Donadieu, 1979), etki
• Akciğer rahatsızlıklarında,
• Melanoma ve carcinoma tumor hücreleri tedavisinde,
• Doku yenileyici,
• Kapillar damarları güçlendirici,
• Anti diabetik,
• Fitoinhibitor, (Donadieu, 1979;Bianchi, 1991)
Propolisin herhangi bir yan etkisi yoktur ancak bazı kişilerde hafif alerjik reaksiyona neden olabilir. Japonya ve Çin gibi Uzakdoğu ülkelerinde propolisin bu yüzyılda keşfedilen " en mükemmel doğal ilaç" olduğu kabul edilmiştir.
Propolisin Tıpta Kullanımı
Antibiotic aktivite :
• Gram positive bacteriae (Bacillus brevis, B.polymyxa, B.pumilus, B. sphaericus, B. subtilis, Cellulomonas fimi, Nocardia globerula, Leuconostoc mesenteroides, Leuconostoc mesenteroides, Staphylococcus aureus ve Streptococcus faecalis)
• Gram negatives (Aerobacter aerogenes, Alcaligenes sp., Bordetella bronchiseptica, Escherichia coli, Proteus vulgaris, Pseudomonas aeruginosa ve Serratia marcescens).
• Staphylococcus aureus ve Sptreptococcus mutans. (flavonoids galangine ve pinocembrine)
Antioksidan aktivite :
Arthritis, Romatizma, Artrosis
Anti-fungal aktivite :
(cynamic acid ve flavonoid crisina).
Anestetik etki :
Kokainden 3-5 kez daha kuvvetli anestetik etki nedeniyle diş hekimliğinde kullanma (Ghisalberti 1979)
Antiprotozoan etki :
Trichomomas vaginalis (Scheller et.al., 1977). Giardia lamblia, (Towers et. al., 1990).
Antiviral aktivite :
erpes simplex tip 1 ve 2, adeno virus, corona virus, ve rota virus.,
Antikanser :
Propolisin yapısındaki cynamic asit ve terpenoidler sitotoksik activiteye sahiptir ve propolis intestin, böbrek, meme, burun ve pharynx kanserinde başarılı bir şekilde kullanılmaktadır.
Dermatoloji ve Kozmetikte:
Antibakteriyel, antifungal ve Doku yenileyici
--------------------------------------------------------------------------------
PROPOLİS
PROPOLİS arıların bitki tomurcuk ve filizlerinden topladığı çok kuvvetli anti-viral, anti-bakteriyel,anti-fungal etkiye sahip yapışkan organik bir maddedir. Arılar kovan içerisindeki besinleri, yavruyu ve kendilerini çeşitli mikroplardan (virüsler, bakteriler, fungus) korumak için PROPOLİS toplarlar ve bununla kovan içerisini dezenfekte ederler.
Kovan içerisinde kapalı bir ortamda 50,000-80,000 ergin arı bir o kadar da yavru (yumurta, larva, pupa) bulunmasına, kovan içi sıcaklığın (34°C) ve rutubetin (%40-%65) de virüsler, bakteriler ve funguslar için çok ideal bir ortam oluşturmasına rağmen PROPOLİS sayesinde hastalıklara yakalanmadan 80 milyon yıldan beri yaşamlarını sürdürmektedir. Kovan içerisine giren taşıyamayacakları kadar büyük canlıları da PROPOLİS ile kaplayarak bir enfeksiyon kaynağı oluşturmasını önlerler. Kovanın giriş deliğini kırık ve çatlakları PROPOLİS ile kapatarak mikropların kovana girmesini ve çoğalmasını önlerler.
PROPOLİS bir çok ilacın aktif maddesi olan bitkisel flavonoidler, antioksidanlar, biyolojik aktif maddeler ve terpenlerden oluşmaktadır.
Yapılan çalışmalarda düzenli ve sürekli olarak PROPOLİS alınması durumunda sindirim, solunum ve dolaşım sistemindeki hastalık etmenlerini (patojenleri) yok ettiği, internal toksinleri vücuttan attığı saptanmıştır.
Sentetik antibiyotiklerin aksine uzun süre PROPOLİS kullanımı zararlı bakterilerde direnç oluşturmamakta, yararlı bakterileri de olumsuz olarak etkilememektedir. Bu nedenle PROPOLİS ender bulunan geniş spektrumlu antibiyotik olarak kabul edilmektedir. Klinik çalışmalarda PROPOLİSin comedo, beriberi, shingles, zosfer psorias, deri ülserine karşı çok etkili olduğunu göstermiştir. PROPOLİS ayrıca ağız yaraları, periodonditis, diş ağrısı, rhinitis, mide ülseri, nefrit, idrar yolları enfeksiyonu, influenza, diare, polypus, malignant tümör (Kanser) ve diğer bir çok hastalıkta da başarılı bir şekilde kullanılmaktadır. Özellikle Japonya'da yapılan klinik çalışmalarda 3 ay ile 1 yıl sürekli bir şekilde alınan PROPOLİSin, çeşitli internal kanser hücrelerinin devitalize ettiği saptanmıştır. PROPOLİS çeşitli kanser hastalıklarının önlenmesi ve tedavisinde de önemli rol oynamaktadır.
PROPOLİSin yapısındaki flavonoidler dolaşım sisteminde de önemli bir etkiye sahiptir. Kan pulcuklarının ve beyaz kürelerin konglomerasyonunu azaltmakta trombosisi önlemekte, damar sertliğini önlemekte, kan dolaşımını düzenlemekte, kan şekerini, lipit ve kolesterolü azaltmakta, kanı temizlemektedir. PROPOLİSteki flavonoidler ve terpenler oldukça kuvvetli antioksidan ve antisenilitik etkilere sahiptir. Unutkanlığa ve beyin damarları kireçlenmesine iyi gelmektedir. PROPOLİSin antioksidan etkisinin BHT den 2 kat daha fazla olduğu bildirilmektedir. Sürekli PROPOLİS kullanımı lipitlerin peruksidasyonunu ve melanin sedimentasyonunu önlemekte, cytotoxinleri yok etmekte, vücut aktivesini artırmakta ve yaşlanmayı (deception) geciktirmektedir.
PROPOLİSin doğal bir inmunopotentior olduğu, bağışıklığı önemli ölçüde artırdığı, fagoçyte fonksiyonunu hızlandırdığı, vücudun antibody salgılayarak hastalıkları önlediği de bildirilmektedir. PROPOLİSin anestetik etkisi de olduğu ve ilaçların etkinliklerini artırdığı da söylenmektedir. PROPOLİSİN HERHANGİ BİR YAN ETKİSİ YOKTUR.
Ancak bazı kişilerde hafif alerjik reaksiyona neden olabilir. Japonya ve Çin gibi Uzakdoğu ülkelerinde PROPOLİSin bu yüzyılda keşfedilen en mükemmel doğal ilaç olduğu kabul edilmiştir.
Özetlersek, PROPOLİSin aşağıdaki hastalıkların tedavisinde destek olarak kullanılması önerilmektedir.

Ağız içindeki yaralar Kanser
Periodontitis Yüksek kolesterol, lipit,trigtliserit
Trachetis - Kalp yetmezliği
Diş ağrısı Damar sertliği
Helitosis Yüksek tansiyon
Ciltteki kaşıntı Varis
Beriberi Unutkanlık
Shingles Beyin damarları kireçlenmesi
Tinca corposis Diabet
Ülser Toksinleri atma
Yara ve kesikler Guatr
Comedo Prostat
Zosfer psorias Nefrit
Influenza İdrar yolları enfeksiyonu
Diare Faranjid
Polypus Rinit
Arkadaşlar Propolis, arı sütünden sonra en değerli arı ürünüdür.Bunun bireyselolarak tüketimi ve pazarı yurdumuzda henüz yaygınlaşmamıştır.Her nekadar başkaları propolisten istifade etme merhalesine gelmemiş olsada bizler tüketmeye devam etmeeliyiz. Bir ürünü ancak hissedersek daha iyi anlatabiliriz. Bu nedenle her sabah 70 miligram propolisi yetişkinler tüketmeli 1 yaşından büyük çocuklara ise35 miligram yedirilmelidir.Bu miligratavsiyelerini yaptığım bir araştırmada uzman görüşü olarak görmüştüm.Şu anda kaynağı hatırlayamadığım için yazamıyorum ancak ilrde o makaleye tekrar ulaşabilirsem buraya ekleyeceğim.
selam ve saygılarımla...
Cevapla
#3
SELAMUN ALEYKÜM VERAHMETULLAH AHMET HOCAM VE ARICI DOSTLARI.Sizlerden ricam bu propolisi ham mı yoksa nasıl bir süreçten geçirme suretiyle kullanmalıyız bilgi verirseniz sevinirim.SELAM ve DUA ile
Ara
Cevapla
#4
İşlenmiş propolisi bala katarak tüketmek mümkün.Ham propolisin ağızda çiğnenerek posasının dışarı atılması tavsiye edilen bir husustur.
Propolsi ve diğer arı ürünlerini rahatsızlıklarımız için bir destekleyici unsur olarak kullanabiliriz. Ancak asla ilaçlarımızın yerini almamalıdır.
Piyasada arı ürünlerinin neredeyse ölümden başka her derde derman olduğuna ilşkin bilgiler dolaşmaktadır. Zaman zaman biz de(bizzat ben) bunlara alet olduk maalsef.Bir tek gerçek vardır. Arı ürünleri faydalıdır. Destek unsuru olarak kullanılabilir. Tıpbi tedavimizin yerini alması söz konusu olamaz.
Cevapla


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi