Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
ARICILIKTA ISLAH ÇALIŞMALARININ ÖNEMİ
#1
Yurdumuzun arı ırkları bakımından ne kadar zengin bir konumda olduğu bilinen bir gerçektir.

Ancak gerekli çalışmaların yıllardan beri yapılmaması ve konunun ehemmiyeti ile ilgili, arıcıların aydınlatılmadığı da ayrı bir tartışma konusudur.
Geleceğin arıcılığı bölümümüzde, yurdumuzda bulunan arı ırklarının ıslah edilebilmesi için ekip değil ekiplerin kurulmasını önermiştik.

Rakım yüksekliğine göre, bölgelerimizde bulunan arı ırklarımızın, bulundukları bölgelerde kurulacak ıslah laboratuarları ile birinci derecede suni tohumlama çalışmalarıyla daha fazla melezleşmelere (F1 lerden daha gerilemelere) engel olunmalıdır.

Bölgelerimizde bulunan ve o bölgenin jeolojik durumlarına uyum yapan arı ırklarımızı elimizde tutmak ancak ve ancak ırk ıslahı çalışmalarıyla mümkündür.
Irk ıslahı ne anlama gelmektedir: Bulunduğu bölgenin iklim şartlarına uyum yapan arı ırklarının, o bölgelerde kullanılması ve daha yüksek verimin alınabilmesi demektir.

Arı mera ıslah çalışmalarının, bölgesel arı ırklarının ıslah çalışmaları kadar önemli olduğunu da belirtmeden geçmek istemiyoruz. Bazı meslektaşlarımızın ıslah çalışması deyince her bölgeye Kafkas, Karniol, İtalyan veya Muğla arısının önerilmesi gibi bir yanlış anlamaya düşmemeleri gerekmektedir.

Şayet Türkiye de bulunan arı ırklarımızın kıymetini bilmeyerek ve gerekli ırk ıslahı çalışmalarını ve o ırklara ait gen bankalarını oluşturamazsak yakın bir gelecekte biderlik tohum alımında, muhtaç olduğumuz batılı ülkelere ARICILIK ALANLARINDA DA muhtaç olma duruma düşeriz.

Bölgelerimize uyum yapan arıların öncelikle imbrend sistemiyle geriye çekilerek, gezginci arıcılık yapan arıcılarımızdan kaynaklanan melezleşmeleri asimile etmemiz gerekir.

Gerekli itina gösterildiği taktirde bir yıl içerisinde iki generesyon geriye gitme imkanını yakalayabiliriz. Belki de daha fazla imbrend yapma imkanı olur dersek, çiftleşme olgunluğuna erişmiş erkek arı bulma problemi ile karşı karşıya kalınabilir.

İçinde bulunduğumuz asırda, genetik çalışmalar sayesinde tarımsal kolların tamamında ne kadar gelişmelerin olduğunu görmemek mümkün değildir.
Böylesi bir gerçeği görmeyenler aşağıdaki sıraladıklarımızı dikkatli bir şekilde okusunlar inşallah.

Hali hazır piyasada satılan tavuk etlerinin, hangi ıslah çalışmaları sonucu bu kadar yüksek verime kavuştuğunu,
Temel gıda maddelerimizden biri olan buğdayın hangi ıslah çalışmalarıyla bu kadar yüksek verime kavuştuğunu,

Küçük ve büyük baş hayvancılığın ve onlardan elde edilen ürünlerin hangi ıslah çalışmalarıyla bu kadar yüksek verime kavuştuğunu,

Dört mevsim, sebze pazarlarında ve marketlerde bulunan sebzelerin hangi ıslah çalışmalarıyla bu kadar yüksek verime kavuştuğunu veeeee
Mesleğimiz olan arıcılıkta, dünya sıralamısında, kovan sayısısı bakımından ilk dörde girmemize rağmen, gerekli ıslah çalışmaları ve gen bankalarının oluşturulamaması yüzünden 90’ lı sıralarda yer aldığımız ve halen Türkiye ortalamasının 8 ila l6 kilolarda yüzdüğü bir sektörde ıslah çalışmalarını yadırgayanlara ve saplantılı bir arıcılık anlayışını benimseyenleri anlayamıyorum.

Dünyada olup biten arıcılık gelişmelerini duyduğu halde, gördüğü halde ve yakın çevrelerinde uygulandığını da bildiği halde bu nimetlerden faydalanmak istemeyenlere söyleyecek bir sözümüz yoktur.

Ancak unutulmamalıdır ki bu gün tarımsal dallarda ülkemize, biderlik tohum satanların çok yakın bir zamanda, gereken ıslah çalışmalarını yaparak, bölgelerimize ait arı ırklarını ellerinde bulundurup, tekrardan bizlere yüksek verim ve kapasite özellikleri kazandırılmış ana arıları çok yüksek fiyatlarla satmaları beklenmelidir.

Bütün bu olayları anlayan ve takip eden bir arıcı olarak, hiç vakit kaybetmeden, bölgelerimizde bulunan ve o bölgenin iklim şartlarında yüksek verim veren arı ırklarımız üzerinde, gereken ıslah çalışmalarını yapıp, gelecek yıllarda da kimseye muhtaç olmamak için gen bankaları oluşturmamız gerekmektedir.
Belki de, yıllar öncesinden farkına vardığım, gerek tarım il müdürlüklerinde gerekse üniversitelerin ziraat fakültesi zootekni bölümlerinde görev yapan, öğretim görevlilerine de defalarca anlatmaya çalıştığım böylesine önemli konular sadece bu sayfalarda gizli ve kapalı kalacaktır.

Olsun biz üzerimize düşen ayıktırma ve uyandırma görevimizi yapalımda, gereken çalışmaları duydukları ve bilincine vardıkları halde yapmayanlar vebal altına girsinler.

Zor iş, 70 milyon insanın arı ve arı ürünlerinin elde edilmesi, dış pazarlarda pazarlanması ve iç tüketime sunulması ile ilgili veballerin altına girme işi.
Şu ana kadar, yazdığım arıcılık konularının içinde sürekli olarak Yurdumuzun dört mevsimi aynı anda yaşadığını sürekli dile getirdim.

Ne kadar önemli bir jeolojik konumda bulunduğumuzu anlatmaya çalıştım.
Halen market ve pazarlama kuruluşları, ÇİN POLENİ, ÇİN ARISÜTÜ, ROMANYA BALI, İRAN BALI devletlere ait arı ürünlerini satıyorlarsa ki satıyorlar, yazıklar olsun, Güzel yurdumuzun güzel insanlarını yerden yere vurduklarına. Ellerindeki arıcılık bilgi ve deneyimlerini arıcı mesleğine gönül veren meslektaşlarıma açmayan veya boşver diyenlerede yazıklar olsun.

Her alanda olduğu gibi arıcılık alanlarında da milli ekonomiye yani özümüze dönmez isek, mevcut sürünmelerimizden de hiçbir zaman şikayet etmemeyide anlıyoruz demektir.

Acaba Amerikanın belirli bölgelerinde KARNİOL arısından ne kadar, Kafkas arısından ne kadar, İtalyan arısından ne kadar ve ıslah çalışmalarıyla ellerinde tuttukları bölgesel arılardan ne kadar verim alındığını hiç arıştırdınızmı.
Adamlar gen bankası ve ıslah çalışmaları yapmak suretiyle tüm Amerika kıtasından dünyaya, rakım yüksekliklerine uygun olan ana arıları satmayı planlarken; bizim ülkemizde uygulanan arıcılık programları, halen rakım yükseklikleri göz önünde tutulmadan her bölgeye Kafkas ana arıları satmaya çalışmaktadırlar.

İşte bölgesel arı ırklarımızın ıslahı ve islah edilen ırklarımıza ait gen bankalarının oluşturulması, arıcılığımızın çok önemli konusudur.

Malumunuzdur ki, bir arı kolonisi, usluluğunu baba hattından, bal veriminide ana hattından almaktadır. Eğer illaki sakin arı diyorsanız, bölgenizde uyum içinde verim aldığınız arılarınızın kıymetini bilin. Ancak bilindiği üzere, gezginci arıcılık yoluyla doğal çiftleşme ortamlarında oluşabilecek ırk karmaşasının mutlaka önüne geçilmelidir.

Burada suni tohumlama istasyonlarına, ırk ıslahı çalışmalarına ve hepsini bünyesinde toplama özelliği olan arı gen bankacılığına gereken itina gösterilmek zorundadır.

Bakalım gelecek yıllarda, yurt çapındaki arıcılık sektörümüz nerelere gelebilecek veya nerelere gerileyecek, ömrümüz olursa hep beraber izleyeceğiz inşallah.
ARININ ZAYIFI OLMAZ ARICININ ZAYIFI OLUR.
ahmetbirbilen46@hotmail.com
Cevapla
#2
s.a
ahmet bey.
ben elimde bulunan arılarımın içinden verimi yuksek arılardan çoğaltmaya gayret ediyorum.
oğul a kesinlikle karşıyım. fakat ben bir kaç yerlere daha mesaj atmıştım saolsun lar kimse bilmiyorum demiyor.bal verimi ni baba dan alır diyen de var.butun özellikleri babadan alır diyen
her ikisinden de eşit olarak alır diyenlerde. inanın kafam karıştı.
mazur görün bu sorumu.
siz bir yerden okuduğunuz içinmi yoksa deneyimleriniz sayesinde mi
bir arı kolonisi, usluluğunu baba hattından, bal veriminide ana hattından almaktadır
diyebiliyorsunuz.
resullullah (s.a.v) bedir kuyularına ilk geldiğinde sahabiden biri sormuştu. size vahiymi geldi yoksa aklınızca munasip gördüğünüz içinmi diye....
bu konuda kafamda sağlam bilgi olarak kalabilmesi adına soruyorum. hakkınızı helal edin.s.a
Ara
Cevapla
#3
Ve aleykümselam dostum.
Yıllar öncesinde genetik profesörü olan bir abimizden bu konunun özü olan ana ve baba hatları hakkında bizzat sorup öğrenmiştim. Aynen senin kafanın karıştığı gibi bizde o durumları yaşadık dostum. Daha sonraki yıllarda bana çok zorluklar yaşattı ancak, yüzde yirmisini İZOLELİ OLMAYAN çiftleştirme alanlarında kendi ürettiğim ana arıları gayet saldırgan yerel arılarlada çiftleştirdim hamdolsun, tam tersinide yaptım. Evet o Prof, hocamızın bana aktardığı bilgi kesin doğruydu Allahın izni ile.
Umarım konu anlaşılmıştır.
Hayırlı günler dileriz, Selamünaleyküm.
Not: Tecritli veya izoleli bir alanında 30 km'lik bir alan olması gerektiğini biliyorsunuz umarım.
ARININ ZAYIFI OLMAZ ARICININ ZAYIFI OLUR.
ahmetbirbilen46@hotmail.com
Cevapla


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi