Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
KREÇ HASTALIĞI (Ascosphaera apis Maassen ek Clausen)
#1
Türkiye’de l988 yılında ilk defa Kazan (Ankarada teşhis edilen Kireç hastalığı kısa zamanda ülke arıcılığını tehdit edecek boyutta bütün çoğrafi bölgelerimize hızla yayılmış ve büyük ölçüde koloni gelişmesine engel olmuştur. Hastalığın l6 ay gibi kısa bir sürede hızla ülkeye yayılmasına, Avrupa’dan bulaşık ham balmumu ithal edilmesinin neden olduğu üzerinde durulmuş ve bu konuda kesin bulgular elde edilmiştir. Avrupadan bal mumu ithali konusunu biraz açmak istiyorum. Dünyanın gelişmiş ülkelerinde, bizim ülkemizde ki gibi petekli bal tüketimi yaygın değildir. Burada İSO 900l , TSE, Tarım Bakanlığı ve Halk sağlığı konusunda yetkili olan tüm yetkilileri, halkımızı petekli bal tüketiminden süzme bal tüketimi alanına kaydırılması yönünde aydınlatıcı bilgiler vermeye davet ediyorum.

Karınca kaderince, bizde kendi mesleğimiz alanında Avrupa devletlerine bağımlı kalarak ülke ekonomisine hiç değilse kendi meslek alanımızda darbe vurulmasının karşısında olduğumu belirtmek istiyorum.

Kreç hastalığının şiddeti ile yavru gelişmesi ve bal üretiminin azalması arasında direkt bir bağıntının bulunduğu bilinmektedir. Son yıllarda bal üretiminde görülen ürün kayıplarının büyük bir bölümünde bu hastalığın önemli rol oynadığı bir gerçektir.


Etmeni


Kreç hastalığına neden olan etmen Ascosphaera apis türü bir mantar (Fungus)tur Mantar sporları sadece arı larvalarında hastalık yapar. Çoğalma sporlanma ile olmaktadır.


Bulaşma şekli


Mantar sporları toprakta, bitkilerde, su kaynaklarında, polen ve nektar toplayan tarlacı arıların vücut kılları arasında bulunabilir. Fungusun ergin arılarda zarar yapmadığı, larvalara bulaşık besinler yoluyla işçi arılar tarafından taşındığı ve hastalığın meydana geldiği bilinmektedir.

Arı larvaları açık yavru gözlerinde 4 veya 5 günlük olduğu zaman hastalığa yakalanırlar. Olgun larvaların hastalığa yakalanma riski daha azdır.

Bazen bulaşık bir kolonide mantar sporları, hiçbir hastalığa sebep olmaksızın uzun süre petekler üzerinde canlı kalabilmektedir. Olumsuz iklim koşullarına karşı çok dayanıklıdır. Toumanoff (l95l )’ a göre en az l6 yıl inaktif halde yaşabilirler.


Fungusun larvadaki hayat dönemi


Besin yoluyla arı larvasına bulaşan mantar sporları, larvanın orta barsağında gelişerek misel oluştururlar. Gelişen miseller daha sonra barsak çeperini delerek karın boşluğuna yayılır ve bir kısmı da larvanın exoderm (dış deri) inden dışarı çıkar. Misellerin bu yayılması esnasında larvanın başı genellikle zarar görmez. Ancak larvada büyüme durduğu için ölümler görülmeye başlar.

Bazı araştırmacılara göre, larva ölümlerindeki asıl neden, mantarın gelişmesi esnasında salgıladığı toksinden ileri gelmektedir. Larva, ilk üç gün arı sütü ile beslendiği için hastalığa dirençli olmakta, sonraki günlerde ise duyarlı hale gelmektedir. Larvalar genellikle kapalı yavru gözlerinde olgun larva veya prepupa döneminde ölürler. C harfi gibi kıvrılmış halde duran genç larvalarda ölüm oldukça seyrektir. Ölen larvalardaki mikroplar tek bir cinsiyete ait ise mumyalar beyaz renkte olurlar. Bu karakteristik görünüş nedeniyle bu hastalığa Kireç hastalığı adı verilmektedir. Eğer fungusun mikropları iki cinsiyete ait iseler, mumyalaşmış larvada siyah benekler veya koyu gri noktalar yaygınlaşır. Bazı ender durumlarda mumya larvaları tamamen siyah renkte de olabilir.


Hastalığın belirtileri


Petek üzerinde uzun yıllar hastalık yapmadan canlı kalabilen fungus sporları, üreme koşulları uygun hale geldiği zaman tekrar aktif duruma geçebilirler.

Mumya larvalar, açık veya kapalı gözler içinde iyice kuruduktan sonra, işçi arılar tarafından buradan çıkartılarak kovanın dip tahtası veya uçuş tahtası üzerine bırakılırlar. Bazen tarlacı arıların, mumya larvaları kovanın uçuş tahtası üzerinden kucaklar gibi alarak arılıktan uzak yerlere taşıdıkları da gözlemlenmiştir.

Kovanda, yavrulu çerçevelerin kontrolü sırasında, kurumuş mumya larvaları, petek gözüne yapışmadıkları için bir pens yardımı ile çıkartmak mümkündür.


Hastalığın gelişmesine neden olan etkenler


a) İklim koşulları


Kreç hastalığını meydana getiren mantar sporları genellikle soğuk ve orantılı nemi yüksek ortamlarda daha kolay gelişmektedir. Bu yüzden bulaşık kolonilerde hastalığa, yağışlı geçen serin ilkbahar ve sonbahar aylarında daha sık olarak rastlanmaktadır.

Hastalık, gece sıcaklığının azaldığı yaz aylarında da bazen ortaya çıkmaktadır. İlkbaharın geç donları esnasında veya besin azalması nedeniyle kolonide ergin arı populasyonu ani olarak azalırsa, yavrulu çerçevelerdeki üşümüş larva sayısında bir artış meydana gelecektir. İşte bu larvaların hastalığa yakalanma tehlikesi oldukça yüksektir. Ahşap kovanlarda hastalık yoğunluğu, tecritli kovanlara oranla daha yüksek olmaktadır. Zira tahta malzemenin ısı yalıtımı, styraphora göre çok zayıftır. Bunların serin havada ani olarak soğumaları, larvaların ideal yuvru ısısını alamayıp hastalığa yakalanmalarına yol açmaktadır.


b) Stres


Arıların kolonide çeşitli olumsuz koşullar ile karşı karşıya kalması, fırsatçı bir fungus olan mantarın aktif duruma geçmesini kolaylaştırmaktadır. Örneğin yetersiz beslenme veya açlık, hastalığı teşvik etmektedir. Nektar akışının başlaması ve yeterli yavru besininin sağlanması durumunda, hastalık yoğunluğunda bariz bir azalma olmaktadır. Fırsat bulduğum her anda gerek teknik personel arkadaşlarıma gerekse akademik eğitim almış uzman meslektaşlarıma, arıların yayla döneminde iken arazi ıslah çalışmalarının, stres etkenini’de göz önünde bulundurarak yapmaları konusunda tavsiyelerde bulunmuşumdur. Stres konusu hiçte yabana atılmaması gereken bal üretimindeki etken hususlardan birisidir.
ARININ ZAYIFI OLMAZ ARICININ ZAYIFI OLUR.
ahmetbirbilen46@hotmail.com
Cevapla
#2
kireç haslalığına yakalanmış iki adet kovanım var üçer çıta arı mevcut kovanlarda ve ben bu kovanların anasının birini iptal edip diğeriyle birleştirmeyi düşünüyorum acaba doğru olurmu.
Ara
Cevapla
#3
Selamünaleyküm. Meslektaşım, özel mesajında hem bana hitab etmişiniz, hemde cevabını vermişiniz zaten. Kireç hastalığı konusunda ise, sitede gereken açıklamaları zaten yaptık hamdolsun. Lütfen o açıklamalarım nezdinde gerekeni yapmalısınız.
Arıcılık ilminden haberdar olmayarak, inat, cahil, bilimsel veri tabanı olmayan özellikle kendi kendini bitirirken, etrafındaki saygı değer muhterem arıcı meslektaşlarımıza; dolayısı ile ülke arıcılığınada zarar verenleri elbette eleştiririm.
Unutma ki HER KOYUN KENDİ BACAĞINDAN ASILIRKEN, MAHALLEDEKİLERİNDE BURNUNDAN GETİRİR.
O yüzden acizane yazmış olduğum ifadelerimi anlamak için tüm konuyu dikkatli bir şekilde okumalısın.
Bir kul olarak haddim değil, ancak Allah cc hazretlerinin bana nasip etmiş olduğu arıcılığın tüm dallarını bu şekilde geniş bir veri tabanında bir arada bulabildinizmi dostum.
Övünmüyorum, aciz ve günahkar bir kulum. Allah cc hazretleri cümle mesleklerdekilere ve bizlere yardım eder inşaallah.
ARININ ZAYIFI OLMAZ ARICININ ZAYIFI OLUR.
ahmetbirbilen46@hotmail.com
Cevapla
#4
Selamün aleyküm üstad
benim yeni aldığım arılar da da böyle birdurum var
1)kovanlar ahşap ve yerde kışlamışlar (Bakımsız ve Nem)
2)bir de yer değişikliğ için ordan oraya taşın dı (Sitres)
Bütün bu faktörler bir araya gelince sonuç hasta koloniler
Allah'a emanet ol
Kal sağlıcakla
Ara
Cevapla


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi