Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
TAŞ HASTALIĞI
#1
Bal arılarında taş hastalığı (Stonebrood) Aspergillus cinsine bağlı çeşitli mantar (fungus)lar tarafından meydana getirilmekte isede, asıl etmen Aspergillus flavus (Link) dur. Bazende A.Fumigatus (Fresenius) ve A. Niger Van Tieg torleri hastalık yapabilmektedir.

Her üç mantar türüde, toprakta ve bitkilerde yaygın halde bulunmaktadır. Kovanda hastalık ilk defa Almanyada l906 yılında Maassen tarafından saptanmıştır ve tavsifi yapılmıştır. Daha sonra hastalık Danimarka, Fransa, İngiltere ve Kuzey Amerikada kolonilerde bulunmuştur.

Ülkemizde arıcılar tarafından pek tanınmayan veya önem verilmeyen Taş hastalığı, özellikle Karadeniz Bölgesinde larvalarda, hatta ergin arılarda zaman zaman toplu ölümlere neden olabilmektedir. Taş hastalığı, bir kolonide ergin arılardan ziyade larva ve pupalarda daha çok zarar yaptığı için, genelde bu hastalık bir yuvru hastalığı olarak kabul edilmektedir.


Hastalığın teşhisi


Taş hastalığının loboratuvarda teşhisini yapmak için hastalığın belirli simptomlarınr tanımak gerekmektedir. Örneğin; petek üzerinde veya hasta larvada Aflavus sarı-yeşil A. Fumigatus gri-yeşil A. niger koyu gri renkte küf şeklinde bir görünüm meydana getirirler. Enfeksiyonun başlangıcında ise, hastalığa yakalanmış larvalarda bu belirtileri görmek mümkün değildir.

Enfekte larvalar her yaşta ölebilirlersede genellikle ölüm yeni sırlanmış gözlerde daha fazladır,Hastalığa yakalanmış ergin arılarda ise ilk belirtiler, halsizlik ve ayaktu duramaz gibi anlamsız hareketlerdir. İleri safhada ise uçmayı başaramayan pasif davranışlar görülür ve bir kaç gün içinde ölümler başlar.


Hastalığın Seyri


Mantar sporları, serbest halde toprakta ve özellikle Gramineae familyasına bağlı bitkilerde oldukça fazla bulunmaktadır. Çeşitli yollarla kovana bulaşan sporlar, ergin arıların veya larvaların nemli olan kütikülası üzerinde çimlenir ve gelişir. Miselleri larva ve ergin arıların vücut boşluğuna girer. Daha sonra konidioforlar meydana gelir. Abdomen, barsakta gelişen miseller ve sporların etkisiyle şişkin bir hal alır.

Hasta larvaların büyük bir kısmı pupa döneminden önce ölür. Yaşlı ergin arılar ise sonbahar aylarında hastalığa daha hassas hale gelmektedir.


Tedavi Yöntemleri


Kovanlarda havalandırma düzeninin iyi kurulması ve kovan içinde nem oluşumuna engel olunması gerekmektedir. Kovanda sürekli şekilde nemle doymuş hava bulunması, A , Flavus”un gelişmesini hızlandırmaktadır.
Hastalığa yeni yakalanmış olan kolonilerdeki arılar, temiz bir kovana aktarıldıktan sonra bulaşık petekler, çerçeveleri ile birlikte yakılmalıdır. Boş kovan gövdesi ve dip tahtası ya primüz ile yakılmalı veya kaynar sodalı suyla veya % 4 lük formalin ile dezenfekte edilmelidir.

Hastalığın ileri safhasında alınacak en iyi önlem, hasta ve sürünen arıların yakılarak ortadan kaldırılmasıdır.Demek oluyorki sadece bu mikrop değil diğer bütün mikropların oluşumları , gelişmeleri ve tehlikeli boyutlara gelişleri her zaman tembellik ve pislikten meydana gelmektedir.

Buradan bütün arıcı meslektaşlarıma seslenerek bir zahmet en azami düzeyden en yüksek seviyeye kadar temizlik konusunda gerekli titizliği göstermeleridir.
ARININ ZAYIFI OLMAZ ARICININ ZAYIFI OLUR.
ahmetbirbilen46@hotmail.com
Cevapla


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi