Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 4/5 - 1 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
N O S E M A (Nosema apis Zander)
#1
l- N o s e m a (Nosema apis Zander)


Nosema hastalığı, bal arısı erginlerinin sindirim sisteminde görülen ve Nosema Apis (Zandar) tarafından maydana getirilen protozoer bir hastalıktır. Bu hastalık, işçi ve erkek arılarda hatta ana arıda bile görülebilir.Koloni bireylerinde tehlikeli bir mikrobik ishale neden olan hastalık bu gün Orta Afrika hariç, dünyanın hemen her yerine yayılmış durumdadır.


Etmeni


Nosema Apis bir hücreli canlılar sınıfındandır. Parazitik hayata uyum göstermişlerdir.Bu cinse bağlı diğer türler ipek böceği, balıklar ve bazı omurgalı hayvanlarda çeşitli hastalıklara neden olurlar. Sporları doğada yaygın olarak bulunur. Nosema Apis arılarda ishale sebep olurken birçok bakteri ve amip (Amoeba) barsak içindeki bu üremeye paralel olarak gelişerek hastalığı hızlandırır.


Sporlarda dayanıklılık.


Doğada N. apis sporları soğuğa karşı dayanıklıdır. Ancak çok sıcak ve kurak iklim koşulları altında yaşama şansları azalmaktadır. Bala bulaşması halinde en az l0 ay petek gezlerinde, dışkı ile bulaşması halinde ise en az l4 ay canlı kalabilmektedir.Demekki Nosema Apis rutubet menşeili bir hastalık türüdür. Malesef arılarınızı kışlık düzene geçirirken söz konusu bu tehlikeli hastalığın etmeni olan aşırı rutubetin kovanlarınızdan dışarı atılması konusuna hiç önem vermediğiniz meydana çıkmaktadır.


Bulaşma şekli


Arılar N. apis sporlarını bulaşık besinlerle veya sularla sindirim sistemine alırlar. Yemek borusundan ön mideye buradan da mide veya orta barsak a geçen sporlar, epitel hücrele içinde üremeye başlar.


Hastalığın Gelişmesi


Hastalık hafif seyrediyor ise, binlerce arı arasından hastalığın ilk belirtilerini seçmek zor olabilir. Hatta sağlıklı gibi görülen kolonilerdeki arıların çoğunda Nosema sporlarının bulunduğu saptanmıştır. Bunun için ilkbahar ve sonbaharda örnekleme metodu ile arı barsağının mikoskobik kontrollarının yapılması gerekmektedir.Şu an ilimiz dahilinde böyle bir kontrol mekanizmasının olmadığı bilinen gerçektir.

Ancak temennim böyle bir araştırma laboratuvarının KSÜ. nezdinde oluşturularak arıcılarımıza yardımcı olunması tarafındadır. Kolonide hastalığın erken teşhisi doğabilecek büyük zararı önleyecektir.


Doğal bulaşma


Nosema sporları, hastalığa yakalanmış arının dışkısında sürekli olarak bulunur. Hasta arılar, sarı-turuncu renkteki dışkılarını çerçeveler, petekler ve kovanın dip tahtası üzerine bırakırlar. Bal ve polen stokları dışkı ile bulaşabilir. Dışkı yapma, kovan çevresindede devam eder. sporlar, kovandaki ve tarlacı arıların vücutlarına, tüylerine ve ayaklarına bulaşır. arıların birbirine sürtünmesi ile sporlar diğerlerine geçer.

Sağlıklı arılar taze dışkıyı yalar, kurumuş dışkıyı ise kemirir. Arıların besin alışverişi sırasındada doğal bulaşme devam eder. Hasta bir arının orta barsağında 25 milyon, 0,2 Cm 3 dışkı içinde ise yaklaşık 50 milyon spor bulunmaktadır. Ağır nosemalı kolonilerin balında hastaalığın şiddetine göre değişik sayıda spor sayılmıştır. Örneğin, l gr balda l0 milyon Nosema sporu sayılmıştır.

Soğuk ve yağışlı havanın uzun süre devam etmesi sonunda arılar uçuşa çıkamadıkları için dışkılarını kovan içine bırakmak zorunda kalırlar. Bu olumsuz koşullar altında kolonideki sağlıklı arılara sporun bulaşma ihtimali daha yüksektir. Böylece kısa zamanda hastalık yoğunluğunda belirgin bir artış meydana gelir.

Kolonideki genç işci arıların hastalığa yakalanması, arılıktaki diğer kolonilerin geleceği açısından çok önemlidir. Genç arılar sporla bulaştıktan sonra, uçma yaşına geldiklerinde yaklaşık % 50-58 hastalığa yakalanmış durumdadır. Bu arılar uçuşa başladıklarında, çevrede bulunan su ve besin kaynaklarını ziyaret ederler. Suları dışkılarıyla kirletirler. Bu suları kullanan sağlıklı arılar, hastalık sporlarını kendi kovanlarına taşır ve bulaştırırlar.

Kafkas arısı (Apis mellifera caucasica) nın diğer arı ırklarına oranla Nosema hastalığına karşı daha hassas oldukları saptanmıştır.
Hastalık yağmacılık yapmak, kovan şaşırmak ve oğul vermek gibi davranışlar sırasındada bulaşabilir. Nosemanın bulaşmasında arıcınında rolü vardır. Zayıf ve hasta kolonilerin sağlıklı koloniler ile birleştirilmesi, bulaşık alet ve ekipman kullanılması, hastalık bulaşmasını hızlandırmaktadır.


Hastalığın belirtileri


Hastalık, kolonide kronik halde seyrederken yani akut döneme geçmeden ilk belirtileri görülmelidir. Bunlar, arıların huzursuz davranışları, susuzluk çekmeleri, zamansız uçuşa çıkmaları, yorgun ve isteksiz görünmeleri, çok fazla yemeleri, sulu, turuncu renkte dışkı yapmaları ve titremeleridir.

Barsakta biriken hazmedilmemiş katı besinlerin artması, hasta arının karın kısmının şişmesine neden olur. Neticede trake (hava) keseleri, şişen hasta barsağın basıncı ile sıkışır ve kan dolaşımı için yeterli oksijen sağlanamaz. Bu durumdaki arılar uçamaz, yerde sürünür gibi yürürler, kanat ve vücutları titrer, aktivite azalır. kasılma ve felç gibi belirtiler ortaya çıkar, Kovan içi ve uçuş tahtasına fazla miktarda dışkı bırakılır. Genellikle ölümden önce vücut kılları dökülmeye başlar .

Hastalık belirtileri ilkbaharda yuvru gelişimi ile ortaya çıkar. İklim koşulları ve koloninin gücüne bağlı olarak Nisan ve Mayıs aylarında devam eder. Yazın baskı altında latent (pasif) halde kalır. Sonbaharda ise Ekim ve Kasım aylarında tekrar görülür. Koloni etrafında kanatlarını açarak ve sürünerek yürüyen arıların bulunması, uçmayı beceremeyen bireylerin görülmesi, iğneleme refleksinin kaybolması gibi belirtiler, hastalığın haylı ilerlemiş olduğunu göstermektedir.


Zararı


Nosema hastalığına yakalanmış arılarda ömür uzunluğunda bir azalma meydana gelmektedir.

Ana arı Nosema ya yakalanmış ve yumurta bırakma kapasitesi azalmış ise işçi arılar tarafından sık sık değiştirilir. Bu durumda, yeni ana arının koloniye hakim olması büyük zaman kaybına sebep olur.
Koruyucu önlemler.

Hastalığın kendine has olan gizli gelişim seyri, kolonilerin özellikle ilkbaharda dikkatle incelenmesini gerekli kılmaktadır. Olumsuz çevre koşulları ve hastalık belirtileri ortadan kalkıncaya kadar koruyucu önlemler alınmalıdır.
a) Arılıklar rutubet almayan havadar bir yerde kurulmalı, analı olarak kışlaması sağlanmalıdır.

b) Hasta kolonilere ilkbahar ve sonbaharda şeker şurubu, polenli kek veya porteinli besinler verilmeli, arılar güçlü tutulmalıdır. Teknik arıcılık kuralları bakınız akideli şekerle arılarınızı besleyiniz diye bir saçmalıktan bahsetmemektedir.

c) Yaz sonunda yavru gelişmesinin durmasına izin verilmemeli, bu dönemde yapılacak bakım ve besleme ile genç arı populasyonunun artmasına yardımcı olunmalıdır. Koloninin kışa kuvvetli girmesi, nosemanın kovandaki zararını azaltacaktır.


İlaçla tedavi


l952 yılında Kanada’da denenen Fumagiliin etken maddeli antibiyotiğin etkili olduğunun saptanması üzerine bu konudaki çalışmalar yoğunlaştırılmıştır. Nihayet l954 yılında, arılar için kullanılabilecek preparat olan Fumidil B geliştirilmiştir.

Fumidil B uygun şekilde bal arılarına verildiği zaman, nosema sporlarının vegetatif dönemdeki gelişmesi durmakta veya sporlar tamamen yok edilmektidir. Bu suretle hem hastalıktan korunma hemde tedavi sağlanmaktadır.

Koloniye koruyucu olarak özellikle ilkbaharda ve sonbaharda, Fumudil B katılmış şeker şurubundan yılda en az iki defa verilmelidir. 2 kısım şeker+l kısım su ilavesiyle 2/l oranında hazırlanan şeker şurubunun her 4 litresine 75-l00 mg lık aktif madde yani şişedeki ilacın l/5 i ilave edilmelidir. Yaklaşık 20-25 lt lik şuruba, 25 gr lık l şişe Fumudil B karıştırılmalıdır.

Sadece l-2 koloni tedavi edilecekse, bu durumda ilaçlı şurup, pratik ölçülerle yani her 4 litre şeker şurubuna l çay kaşığı dolusu(3.75-5 gr) Fumudil B katmak suretiyle hazırlanır. Fumudil B kesinlikle sıcak şurup içinde eritilmemelidir. Aksi halde etkisini kaybeder ve yararlı olmaz.

Büyük ve güçlü koloniler için koloni başına en az 8 lt ilaçlı şurup verilmesi gerekmektedir. Şuruplama, nektar akımından l-2 hafta önce tamamlanmalı bal yapma süresince Fumudil B verilmemelidir.

Tedavi amacıyla Fumudil B arılara püskürtme yöntemiyle veya keklere karıştırılarakda verilebilir. Ağır hasta koloniler eğer hala besin alabilecek güçte iseler, bu kolonilere bir el püskürtme pompası ile ilaçlı şurup püskürtülür.
ARININ ZAYIFI OLMAZ ARICININ ZAYIFI OLUR.
ahmetbirbilen46@hotmail.com
Cevapla
#2
__________,selamun aleyküm
ahmet abi, sende bilirsin bunu atalarımız demiş ,>bin biliyosan birbilen,e danış<
sonbaharda veya ilk baharda fumudil b yi bütün kolonileremi yoksa hastalık belirmiş koloniyemi uyguluyacaz .. ilginize sonsuz teşekkürler
Ara
Cevapla
#3
Selamünaleyküm Hasbi dostum.
Bizim acizane yazdığımız bilgide önleyici tedbir ibaresini okumuşundur. Yeterli ilk bahar ve son güz bakımını bilmeyen veya henüz olgunlaşma aşamasında olan meslektaşlarımıza tavsiye ediyoruz.
Yok ben kışlatma hazırlığını iyi biliyorum diyorsan kullanmana gerek yok. Amaç zuhur etmeden, yani ortada hastalık belirtisi yokken ilaç kullanmak özellikle antibiyotikler işçi arıların ömürlerini kısaltır; bunu unutmayasın dostum.
Allah cümlemizin işlerinde kolaylıklar ihsan eder inşaallah.
Selamünaleyküm.
ARININ ZAYIFI OLMAZ ARICININ ZAYIFI OLUR.
ahmetbirbilen46@hotmail.com
Cevapla


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi